• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/dilbilimciyamanarikan
Takvim
Site Haritası
Yaman Arıkan
info@yamanarikan.com
Katliâm
24/08/2014
Şu insanoğlu; fıtratı itibariyle rahata, kolaylığa, hiç terleyip yorulmadan kazanmağa ve hiç zahmete katlanmadan ömür sürmeye ne de düşkündür..
 
Hele o insan, bir de bizimki gibi belli bir eğitimden mahrum kalmışsa ve belli bir millî kültür ve millî şuur seviyesine erişememişse, zahmete katlanmadan yaşama aşkına cinayetler bile işler, insanlık haysiyetini ayaklar altına bile alır. 

Daha çok kazanma hırsıyle hileli, çürük-çarık ve kalitesiz mal imal edenlerin, harc-ı âlem iş yapanların ve başkasının emeğine göz dikenlerin zamirinde yatan esas düşünce de, yine zahmete katlanmadan ve yorulmadan yaşama arzusu değil midir? 

İki sene önce bir bankerlik hâdisesi yaşandı. Binlerce kişi, bankerlere paralarını yatırdı. Acaba bu insanların yüzde kaçı sırf geçim sıkıntısından dolayı bankere koştu? Şüphesiz, geçim sıkıntısı içinde bulunduğu için bankere para yatıranlar da yok değildi. Peki; evini, işyerini, tezgâhını, muâyenehanesini ve âletlerini dahi satıp bankere vererek hiç çalışmadan ömür sürmek isteyenlerin sayısı az mıydı? Zarar gösterip devlete beş kuruş vergi vermediği halde, bankerde milyonlarca lira parası bulunan fabrikatörlere ne denecekti? Bunlar da mı geçim sıkıntısından dolayı böyle hareket ediyorlardı? Bütün bunların altında yatan, terlemeden ve yorulmadan, daha çok kazanıp sefihçe ve zahmetsizce bir hayat sürme temayülü değil miydi? 

Kaarun gibi zengin olan bazı kişilerin ve günlük hayâtlarını poker masalarında tüketen bir kısım sosyete şehir kadınlarının umumiyetle ikiden fazla çocukları bulunmaz. Şimdi bunların, geçim sıkıntısından ve besleyememe korkusundan dolayı daha fazla çocuk yapmadıklarını söyleyebilir miyiz? Bu tip insanların zamirinde yatan da yine sefihçe ve zevku safâ içinde bir hayat sürme arzusu değil midir? 

Yılların ihmâli neticesinde, fertlerinin çoğu millî kültür ve millî şuur fukarası hâline gelmiş bir ülkede, üstelik devlet de yorulmadan ve zahmete katlanmadan hayat sürmenin teşvikçisi ve destekçisi olursa,ortaya nice elim manzaralar çıkar. İşte bu elim manzaralardan biri geçtiğimiz günlerde ortaya çıktı. Ve hergün gittikçe artan bir şiddetle devam ediyor. Devlet, yirmi-yirmibes sene kadar önce Türk düşmanı yabancılar tarafından telkin ve empoze edilen ve bu güne kadar safha safha tatbik olunan doğum kontrolü projesinin son safhası kürtajı da serbest bıraktı. Esasen son bir kaç senedir efkâr-ı umumiye buna hazırlanmış, Türk âilesinin hârim-i ismetine el atmak ve Türk yavrusunu daha ana rahminde katletmek demek olan bu cinayet hâdisesi, basit ve normal bir şey olarak takdim edilmişti. Esefle ifâde edelim ki, Türklük düşmanlarının telkinleriyle hareket eden gâfil aydınların, Türk anasını çocuk yapmamaya teşvik eden çalışmaları boşa gitmemiştir. Nitekim, daha kürtajın serbest bırakıldığının ilân edildiği gün, bu işle uğraşacak hastanelerin önü, kendi elleriyle kendi yavrularını katlettirmek isteyen kadınlarla dolup taşmış ve böylece devlet eli ve devletin teşvik ve himayesiyle ÇOCUK KATLİAMI başlatılmıştır. 

Acaba, kendi elleriyle kendi yavrularını katlettirmeye gelen bu insanlardan bir tanesinin kafasında, sağ-sâlim doğduğu takdirde o çocuğun açlıktan öleceği veya işsiz kalacağı endişesi var mıdır? Veya bugüne kadar, bu insanlardan kaç tanesinin, aç veya işsiz kalmış kaç çocuğu vardır? 

Gerçek şu ki, kürtajın serbest bırakılışının daha ilk günü, âdeta yarışırcasına kendi elleriyle kendi yavrularını katlettirmeye koşanlar, bunu, doğacak çocuklarını besleyememe endişesiyle değil, bilâkis, yıllardır çocuk doğurmama istikâmetinde maruz kaldıkları propagandanın tesiri ile yapmaktadırlar. Geniş kitleler, uzun yıllar millî kültür ve millî şuurdan yoksun bırakılmış bulunmanın da tesiriyle, çocuk yapmama istikametinde şartlandırılmıştir. Çünki 20 senedir daha fazla arttığımız takdirde kalkınamayacağımız, işsiz-güçsüz kalacağımız, hattâ acımızdan ölebileceğimiz safsataları durmadan söylenip propaganda edilmektedir. 

Aslında Türk Milletinin problemi; ne nüfus arttığı takdirde kalkınamayacağı, ne işsiz-güçsüz kalacağı, nede aç kalma tehlikesidir. Zira, bu safsatalar, bundan yirmi sene önce, yani daha nüfusumuz yirmi yedi milyon iken söylenmeye başlanmıştı. Bugün ise elli milyona ulaştık.. Eğer düşmanlarımızın ortaya attığı, kokuşmuş-köksüz bir kısım gâfil ve câhil aydınların da mal bulmuş mağribi gibi sarıldığı bu iddiâlar isabetli olsaydı, bugün insanlarımız açlıktan sapır sapır dökülürdü. Oysa, bunun tamamen tersi olmuş, yirmi senede nüfusumuz yirmi milyon daha artarken, hayat seviyemizde de bir o nispette gelişme görülmüştür. 

Türk Milletinin esas bahtsızlığı; kafaları millî kültür, millî şuur, millî ruh ve millî gururla dolu aydınlar kadrosuna bir türlü kavuşamamasıdır. 
 
Olaylara Bakış Dergisi 19. Sayı 1984 


710 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Kur'ân Nedir ? (5) - 24/08/2014
Bugünün müslüman topluluklarının Kur'ân denince ne anladıklarını ve tatbikattaki durumun ne olduğunu kısaca gözden geçirmekte fayda vardır.
Başarının Sırrı - 24/08/2014
İnsan ancak çalışdığına erişir. - Kur’ân-ı Kerîm -
Milli Ölçülerimiz - 24/08/2014
• Milletin efendisi ona hizmet edendir. - Hadis -
Yeni Fetihlere Doğru - 24/08/2014
Fetihlerin en başta geleni millî benliğimize, yani kendi öz varlığımıza dönüş fethidir.
İşe Nereden Başlamalıyız? - 24/08/2014
Ey îmân edenler! Siz kendinize bakın. Eğer siz doğru yolda iseniz, sapıtanlar size zarâr veremez (Mâide Sûresi, âyet: 105).
Kur'ân Nedir ? (1) - 24/08/2014
Bugünün müslüman topluluklarının Kur'ân denince ne anladıklarını ve tatbikattaki durumun ne olduğunu kısaca gözden geçirmekte fayda vardır.
Güç Kaynaklarımız - 24/08/2014
Her milletin, mâddi ve ma'nevi olmak üzere birtakım kuvvet kaynakları vardır.
Neden Helva Yapamıyoruz? - 24/08/2014
Un hazır, şeker hazır, yağ hazır, hepsi hepsi hazır, fakat biz bu hazır malzemeleri uygun biçimde kullanarak bir türlü helva yapamıyoruz. Acaba neden?
Kur'an Nedir? (2) - 24/08/2014
Bugünün müslüman topluluklarının Kur'ân denince ne anladıklarını ve tatbikattaki durumun ne olduğunu kısaca gözden geçirmekte fayda vardır.
 Devamı
Köşe Yazıları
Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 32° 23°
Saat